İnsan insan derler idi
İnsan nedir, şimdi bildim.
Ben de "biricik" neymiş onu bildim anladım. Nadir'ciğim yokluğuyla öğretti.
***
Oldum olası sabah ayaklarım yere değer değmez kendimi mutlu hissederdim. Eğer günün heybesinde bir öncekinden taşınmış bir tatsızlık varsa onu ancak birkaç saniye geçip aydıktan sonra hatırlar, ondan sonra ekşirdim. Ama uyanışın ilk duygusu mutluluktu. Çocukluğumdan beri böyle olageldi.
Yarım asırlık mutlu uyanma kabiliyetini yitirmiş biri olarak bilmediğim, yeni öğrendiğim ise uyandığım günün "biricik" olma ihtimali. Çünkü eşsiz, tekrarı imkansız şahane zamanlar varmış hayatın içinde. İhtimal ki “biricik” bir güne uyandım. Takvim diliyle geçip giden ama tindeki hissi, sahiciliği, canlılığı asla geçmeyen anlardan; biricik zamanlardan birine… Belki bu sabah da o günlerden, o biricik ânı yaşatacak zamanlardan birine uyanıyorum. Başlarken asla bilemeyeceğim. Tek bilebileceğim: Belki.
Az evvel albümleri açtım, bizim o eşsiz anlarımızı ziyaret ettim. Ne tuhaf. Her biri içimde capcanlı yaşıyor, yaşanıyor şu an bile. Karşımdaki geçmiş zaman tebessümleri olsa da o anki hisler sapasağlam ve kalbimin merkezinde. O dört kol çengi neşeyi, neredeyse işitilecek kahkahaları, içinde güneşler yanan gözlerimizi, kağıda kıstırılmış zamanlar gibi değil, şimdi şu an olarak hissediyorum, geride kaldıklarını bilmeme rağmen. Fotoğraflar bu yüzden eşsiz bence. Kalbin, ruhun içerine sinen o biricik anları canlandırıvermesinden.
Şimdi bizim o biricik anlarımıza bakarken sıska, ürkek bir huzur doluyor içime: Ne şanslıymışım, ne güzel yaşamışım onunla bahşedilen zamanı.
Peki ya son aylarımız olduğunu bilseydim acaba bir şeyleri farklı yapar mıydım, başka türlü hareket eder miydim? Aklımın ucundan geçmeyen, söyleseler haydi oradan diyeceğim felâket, o gün o an malum olsaydı bile yine tam da öyle, yine tıpatıp aynı geçirirdim o ömür kırpıklarını. Yine Nadir'ciğimle kucak kucağa, yine onun her isteğini, her ihtiyacını gözünün ta içinden görüp yerine getirerek. Yine ve hep olduğu gibi hayatımı "her şey ona göre, her şey onun için" yaşayarak... Hatırayı biricik yapan da bu galiba. Dolu dolu, tastamam yaşanmış olduğunu bilmek. Kendi "dün"ünle helalleşebilmek.
Bu satırların okuru, günün aydın olsun. Şimdi fark etmesen bile belki biricik bir gündür uyandığın. O eşsiz zamanı yaşama bahtiyarlığına erenler ölmez ve kaybetmez, bilesin. Kaybettiğinde ise acı kedere, keder hüzne dönüşür ve sen arka plan hüznüne rağmen huzurlu bir tebessümle devam edersin, sevdiğini sevmeye.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder